Neom Projesi

Arabistan’ın Ürdün ve Mısır sınırında kurulacak olan bu Neom projesi, tarihin en pahalı yatırım projesi ünvanına sahip. Tam 500 milyar dolarlık bir yatırımdan sözediyoruz.

Neom projesinin arkasında İsrail, Amerika, Rusya gibi projenin finansörlüğünü üstlenen ülkeler var. Aynı zamanda Neom projesi ‘Yeni Filistin’ olarak da anılıyor.

Neom Projesi

Yeni Filistin olarak anılmasının nedeni elbette İsrail! Kızıldeniz’in kıyısına inşa edilecek bu şehir, aslında Yahudiler için çok kutsal bir alan anlamına geliyor.

Çünkü Neom şehrinin olduğu bölgede, kendileri için mukaddes sayılan Sina Dağı’nın da olduğu düşünülüyor, ki bu durumla ilgili pek çok komplo teorisi üretildi… Robotların Mekkesi olarak anılmasının nedeni ise dünyada robotların insanlardan daha fazla olacağı tek yerin Neom olacak olması. Hanson Robotics tarafından geliştirilen ve “Bilgelik” manasına gelen Sophia adlı robota vatandaşlık veren ilk ülke olarak tarihe geçen Suudi Arabistan’a, çölün derinliklerinde yeni bir devlet kurduruluyor, Dijital bir Devlet. NEOM Devleti. Robotlar Devleti kuruluyor. Petrol parasıyla finanse edilen 500 milyar dolarlık bir çöl rüyası.

Neom Projesi

Bu yeni kurulacak Robotlar Devleti’nde robot sayısı insan sayısından fazla olacak.

Tüm dünya dillerinde kolay telaffuz edilmesini sağlamak amacıyla bu devlete ‘NEOM‘ adı verildi. NEOM, İngilizce’deki ‘new’ ve Arapça’daki ‘Müstakbel‘ kelimesinin ilk harfinin birleşiminden oluşuyor.

Peki, insanlıktan dışlanmış robotların kuracağı bu yeni Robotlar Devleti vaat edilmiş topraklarda mı hüküm sürecekler?. Deccal’in Robot Devleti burada mı yükselecek? 

Suudi Arabistan bu kadar geniş topraklara sahip olmasına rağmen Sina yarımadasından toprağa neden ihtiyaç duyuyor? Neden bu projeyi kendi topraklarında yapmıyor? 

Neom Projesi – Suudi Arabistan

Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki Tabuk ilinde yapılması planlanıyor. Neom’un akıllı şehir teknolojilerinin merkezi olması ve bir turizm merkezi olması da hedefler arasında. Şehir, Kızıldeniz ve Suudi Arabistan’ın Mısır ve Ürdün ile paylaştığı sınırların yakınında olacak.

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman’ın kurucusu olduğu Neom projesi, Suudi Arabistan’da 10.000 mil karelik (yaklaşık 26,500 km²) sahil şeridi ve çölü kapsayan 500 milyar dolarlık bir yatırım. Yüksek teknoloji olanakları, restorant ve mağazalar gibi lüks hizmetleri bir araya getirerek; teknolojide Silikon Vadisi, eğlencede Hollywood ve tatilde Fransız Rivierası’ndan daha üstün bir şehir tasarlama amacı güdülüyor.

Neom CEO’su Nadhmi al Nasr kısa bir süre önce Wall Street Journal’a verdiği demeçte, Neom’un geleceğe yönelik, vizyon sahibi bir fütüristik şehir olacağını ve  son teknolojilerle donatılacağını belirtti. Proje ilk birkaç yıl önce açıklansa da yeni raporla, 2.300 sayfalık ek detayları paylaşıldı.

Ancak Neom’un bilim kurgu alanında ütopya olmasından daha çok distopya olma potansiyeli bulunuyor. Belgeler, nesiller boyunca bölgede yaşayan 20.000’den fazla yerli halkın zorla yer değiştirmesi gerekeceğine işaret ediyor. Ayrıca, 7/24 devlet gözetimine ve gen düzenleme klinikleri gibi risklere de vurgu yapılıyor. 

Robot personelli otellerin başarısızlığının gösterdiği gibi, yüksek teknoloji kavramlarının gerçek dünyada, teoride olduğu kadar iyi çalışmama riski de mevcut görünüyor.

NEOM, hayal gücünü zorlayan cesur proje önerileriyle de medyanın ilgisini çekmiş durumda. Devlet, dev bir yapay ay tarafından aydınlatılacak ve bulut tohumlama teknolojisi kullanılarak yapay yağmur yaratılacak. 

Robotik dinozorların bulunduğu bir cazibe parkı ve kumsallarında karanlıkta parlayan kumlu bir sahil şeridi içerecek. Suudi yetkililere göre, eğitim ve öğretim holografik öğretmenler tarafından sağlanacak ve insanlar uçan taksilerde dolaşacaklar.

The Wall Street Journal’ın haberine göre; Japon teknoloji şirketi Softbank, bilim kurgu filmlerini aratmayacak bir projeye imza atıyor. Şirket genetik mutasyonla insan gücünü ve zekasını geliştirecek çalışmalar yapacak. (ya da istenildiği gibi değiştirecek!) Aynı zamanda Neom halkının kullanacağı ilaçlar kişiye özel üretilecek.

Orada doğanların genetik yapısı değiştirileceği için insanlar sözde daha sağlıklı ve uzun ömürlü olacak. Aldous Huxley’in yazdığı ‘endişe çağının başyapıtı’ olan ‘Cesur Yeni Dünya’ kitabında da benzer bir kurgu anlatılır.

Geçmişin tamamen yok sayıldığı yeni bir dünya düzeni tasarlanmıştır üst akıl tarafından. Bu minvalde insanların hayatına onlar henüz bir embriyo iken genetik mutasyonla şekil verilir. Amaç ise herkesin kurallara biat ettiği standart insanlar üretmek ve sistemi muhafaza etmektir.

Ne Huxley’in ‘Cesur Yeni Dünya’sı, ne de Collins’in ‘Açlık Oyunları’ amaçsız yazılmış bir hayal ürünü değil. Hatta bir de bu seriye Wachowski kardeşlerin yazıp yönettiği ‘Matrix’ filmini de eklemekte yarar var.

Nitekim Matrix filminde felsefe ve din birleştirilerek gerçeklik sorgulanıyordu. Yapay zekaya yani sistemi yaratan mimara başkaldıran bir ‘Neo’ karakteri ile tanıştırılmıştık. ( Ki bu karakter belki gelecekteki bir kurtarıcıya işaret ediyordur!) Bu 3 yapıtın ortak noktası ise, yeni bir dünya düzeni!

Bu kadar medyatik bir projenin karanlık yüzüne baktığımızda, çoğunlukla savaş vaat eden Bedevi kabilelerinin üyeleri olan 20.000’den fazla insanın sınır dışı edilmesini içeriyor. Çölün sakinleri gelecekteki NEOM’a yer açmak için çoğunlukla çöl bölgesindeki topraklarını terk etme emri aldılar.

NEOM inşaatının büyük kısmının önümüzdeki 7-10 yıl içinde tamamlanmasını beklenen proje hala emekleme aşamasındadır ve sakinlerin direnişinden daha fazla, gerçekleşen iki küresel kriz NEOM’ın geleceğini tehdit etmektedir: yeni Koronavirüs pandemisinin tetiklediği sağlık krizi ve üst kademelerini sarsan petrol krizi. Varil fiyatlarının düşmesi ve ufukta küresel bir durgunluk ile Suudi krallığı, kamu harcamalarını kısmak ve en azından projeyi yavaşlatmak zorunda kalacak.

Yönetimin aksine yerel halk tarafından bir FİRAVUN PROJESİ olarak görülen Neom projesi’ne direniş artıyor.

Neom projesi ne kadar masum?

Ahmet İşcan

https://komplo.org

Benzer içerikler